İnsanın Anlam Arayışı

Recover Oneself için bir tanıtım yazısı yazmayı planladığımızda şu cümleleri kullanmıştım: "Victor Frankl'ın "İnsanın Anlam Arayışı" kitabının  adının kendi hikayemin de başlığında yazdığına inanıyorum ve içinden geçtiğim süreçlerde, sevinçlerde olduğu kadar acılarda; umutlarda olduğu kadar kaygılarda da mevcut anlamların peşine düşmeye gayret ediyorum."

Bu kitabı ilk okuduğumda da çok etkilenmiştim ve Elif'le atölye takvimi hazırlarken kesinlikle bu kitabı da listeye eklemeliyiz diye düşündük.

Auschwitz kamplarında yıllarca yaşamını sürdürmek zorunda kalmış bir nörolog ve psikiyatrist olan Frankl, İnsanın Anlam Arayışı'nda okuyucularına nazi kamplarında yaşananları hem bir psikiyatristin hem de bir kamp esirinin gözünden anlatıyor.

Yaşamdaki bütün hedefleri yok eden, sahip olunan bütün kimlikleri tel örgülerin ardında bıraktıran bir kampta yaşamaya veya ölmeye mecbur bırakılmış insanların öykülerini okurken, Frankl bize Nietzsche'nin şu sözleriyle beklemediğimiz bir yerden kapı aralıyor; "Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıl'a katlanabilir."

Fiziksel yetersizliklere, işkencelere ve ölüm tehdidine rağmen, yaşamak için bir nedeni olan insanın bütün bunlara dayanabileceğini söylüyor Frankl.

İnsanın acıları hayatına kabul ediş yolunun, hayatına da daha derin anlamlar katma fırsatı verdiğini savunuyor.

Kitapta üzerinde en çok durduğu kavramlardan biri ise "Özgürlük". Fakat bir toplama kampında özgürlükten nasıl söz edilebilir?

"İnsan özgürlüklerinin sonuncusu; yani belli koşullar altında insanın kendi tutumunu belirlemesi."

Çok kısıtlı görünse de, mecburiyet denilse de, bedelleri değişse de insanın yok edilemeyen eylem seçeneğinin, içindeki ruhsal (tinsel) özgürlüğün yaşamı anlamlı ve amaçlı kıldığını anlatıyor bize.

166 sayfalık kitap iki bölümden oluşuyor. Kamp anılarından bahseden otobiyografik bir bölümün ardından ikinci bölümde literatüre kendisinin kazandırdığı "Logoterapi"den bahsediyor.

Anlam ve terapi kelimelerinin birleşiminden oluşan logoterapi, anlam yoluyla iyileşmek şeklinde özetlenebilir ancak bu ifade yetersiz kalır. Varoluşçu Terapiler çatısı altındaki Logoterapiye göre, insanın temel uğraşı zevk duymak ya da acı çekmemek değil, hayatta bir anlama sahip olmaktır.

"Logoterapideki hasta, yaşamının anlamıyla karşı karşıya getirilir ve bu anlama yönlendirilir." sf112.

Frankl, bir teknik olarak logoterapiyi ise ilerleyen sayfalarda ele alıyor.

Güz döneminde gerçekleştirdiğimiz ikinci atölyemizde, bize hayatlarımızdaki anlamı sorgulatan ve varoluşçu yaklaşıma varoluş & yokoluş arasındaki ince çizgiden; bir toplama kampından baktıran bu kitap üzerine yaklaşık iki saatlik bir paylaşımda bulunduk.

Gelen arkadaşlarımıza içten teşekkürlerimizle.