Gördüğüm ve Dinlediğim Yılıma Teşekkürler

En son güncellendiği tarih: 9 Tem 2019

Bu yılı da Oyun Atölyesiyle kapatmak istedim. Uzaktan baktım, fotoğrafını çektim. İçine girdim, çok şey değişmiş. Evet, bu yıl Oyun Atölyesi çok değişti. Tadilat yapıldı bir çok yerine. Hem içi hem de dışı geçen yıl bıraktığım Oyun Atölyesi değildi. Görüşemedik bu yıl pek. Denk getiremedik zamanlarımızı. Ben kendi tadilatımı yaparken, o da oyunlarını daha güzel sahneleyebilmek, seyircilerini daha güzel ağırlayabilmek için birçok tadilattan geçti.


Önce yıktılar tabii, etraf biraz dağıldı. Muhtemelen toparlanması, yıkımından daha zor olmuştur. Yılların Oyun Atölyesi.


Fakat sonra yeni malzemelerle, yeni renklerle daha sağlam, daha estetik ve daha verimli hale geldi. Hem kendi hem de misafirleri için.

Evet, yılların Oyun Atölyesi de değişti. O muhteşem oyunları sahneleyen yer de değişime ihtiyaç duydu ve değişti.

Belki zamanla aşınan duvarları, artık görmekten sıkıldığı görselleri, belki de teknik bir takım eksiklikleri değiştirmek istedi Haluk Bilginer.


Değişime ihtiyacı olduğunu fark etti ve değiştirdi. Demedi ki, yılların Oyun Atölyesi elbet seyircisi bol olur. Önce kendine ve seyircilerine, konuklarına saygı duydu ve değişim ihtiyacını giderdi. Neden 3/5 yıl önce değil de şimdi demeden, ihtiyaçlarını fark etti, giderdi ve değiştirdi.

Zamanı bu yıl demek ki ve o da değişmeli, dedi.

İşte böyle.. Her sene sonunda kendime o yılın notunu bırakmak gelenek oldu, Oyun Atölyesi de bu geleneğin en güzel aracısı. Değişen yalnızca Oyun Atölyesi olmadı elbette. Bu yıl benden de çok şey aldı ve çok şey verdi. Benim yılbaşım ve yıl sonum okul başlangıcı ve sonu oluyor. Bu yılda okula başlamadan önce şöyle yazmıştım, ‘Görebildiğim ve dinleyebildiğim bir yıl olsun.’ Bu cümleleri yazarken yaşayacağım şeyleri kestirememiştim elbette, ama kendim için dilediğim bu cümle yerini buldu. Görebilmek ve dinleyebilmek adına fazlasıyla zamanın oldu.


Neler gördüm, dinledim..


Beden ve zihin ilişkisi,

Uzun süre evde tek başıma zaman geçirdim ve o süre zarfı bana çok şey kattı. Gördüm ki, kendi elini senden daha iyi tutan biri olamaz, o eli bırakma. Bunu en güçsüz anımda fark ettim, bazen düşmeden yerde yazanları göremiyorsun. Kaşımı bile kaldıramadığım o gün, zihnimde canlanan cümleyi hayatım boyunca unutmamak için elimden geleni yapacağıma söz verdim. Ne olduğu bana kalsın tabii. Ama ne öğrendiğimi sorarsanız bedenini zihninden bağımsız tutamazsın, ona da sarıl.


Yani demem o ki, Evet çok zordu, ama en büyük iyikim oldu. Mesela o güne kadar kaşımı aynaya bakıp hiç sevmemiştim, onunla tanıştım. Dedim ki ona, ‘İyi ki varsın.’


Sınırlar,

Hayatın da var olmasını istediğin insanları yalnızca sen seçebilirsin. Var olanların kalıp kalmayacağını belirleyebildiğin gibi. Onların ne derece hayatında olacağını, sana nasıl davranışlar sergileyebileceğini, senin ne kadarına dahil olabileceğini sen belirlemelisin. Aksi taktirde sınırı olmayan insanlar istediği şekil de davranabilme hakkını kendinde görebiliyor, bunun da tek ‘Dur bakalım’ diyeni sen olabilirsin. Saygı sınırlarını aşan, hayatında olan bitenler adına kendinde yorum yapabilme hakkını gören kişiler, elbette ancak o sınırlara dayandığı zaman ‘Dur bakalım’ cümlesini anlayabiliyorlar. Keşke dayanmadan anlaşılabilse, ama karşındakinin hayat duruşunu sen seçemezsin, yalnızca sana dokunduğu nokta da hak ettiği muameleyi verebilirsin. Bu kişiler çok uzak insanlar olmak zorunda değil her zaman, bazen en yakının da en sınırda olandır. Diğerleri gibi.


Sitemiz,


Bu hem bireysel hem de mesleki hayatımız adına atmış olduğumuz çok verimli bir adımdı. Kendime huzur bulduğum bir alan yaratmak istedim, ki Recover Oneself te tam olarak hayalimde ki gibi oldu. İyi ki açmışız Sare. Bu yolda bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim.


Kısaca, birçok yıkımın olduğu, ilk başta bu dağınıklıkta ne yapacağım şimdi dediğim, ama sonrasında içini dışını topladığım, temizlediğim ve daha konforlu hale getirdiğim bir yıl oldu. Konuklarıma daha güzel bir yer yaptım. Onlar da, ben de mutlu olalım diye. Rahatsız edenleri attım, beni yoran, üzenleri.. Her insan, her duygu misafirdir, gelip geçer. Onları nasıl ağırlayacağın senin elinde.



Mevlana’nın Misafirhane şiirinde dediği gibi,


"Hepsini karşılayıp eyle! Evini vahşetle süpürüp, Bütün mobilyalarını boşaltan Bir kederler kalabalığı bile gelse. Her geleni alnının akıyla misafir et. Olur ki yeni bir zevk getirmek için Boşalttılar evini."


Peki, Nazım ne demişti?


"Yaşadım diyebilmen için"

İşte bu cümlelerde ki ortak anlam olan "İnsan" ile kendime huzurlu bir yaz diliyorum. Yeni mekanların ilk zamanları yorucu geçer. Alışma, tanışma sürecidir vardır çünkü.

Yani kısaca şunu diyebilirim ki, yaşadığım, deneyimlediğim her bir olay, her bir duygu için şükran doluyum. Onlar var ki ben de varım. Şebnem Ferah bir şarkı sözünde şöyle diyor, yılımı seninle bitirmek istiyorum,


"Bakıyorum aynaya her gece İçim rahat biraz yorgunum sadece Hayatıma giren herkese Yaşanmış her şeye Teşekkürler Büyüyorum sizinle"

Teşekkürler.

Elif


19.06.2019 / İstanbul